
Diyor ki Mutlu: “Ayakkabılarını çıkaran uzun sakallı, 25 yaşlarındaki bir adam üç kişilik banka çıkarak kimseye aldırmadan namaz kıldı...” O halde soralım: O fotoğraftan uzun sakal ve 25 yaş tespitini nasıl yaptı? Ve ekliyor: “Bu sırada vapur sürekli yön değiştirdiği için kıble de değişti; ama o, bunu umursamadan namazına devam etti.” O halde soralım: Bir; vapur girdaba mı kapılmış ki sürekli yön değiştirmiş? İki: Seyahat halindeki araçlarda yön tayini bir kez yapılır ve sonrasındaki değişiklikler namazı etkilemez. Ne demişler? “Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmazmış...
Bir de şu cümle var: “Çünkü asıl derdinin namaz olmadığı, secdeye yatarken bile etrafa kaçamak bakışlar atmasından belliydi.” Sayın Mutlu’ya ileri görüşlülüğünden ötürü tebriklerimizi iletiyoruz. Eh, herkesin harcı değil bir fotoğraf karesine bakıp da adamın secdeye yatarken etrafa kaçamak bakışlar attığını görmek! -Birinci tekil şahıs kipinden konuştuğuna göre...- Mutlu okurlarının ufkunu engin denizlere pupa yelken açan tespitlerini vurucu bir yorumla bitirmiş: “Bu namazın Allah katında kabul edilip edilmeyeceğini sorgulamak haddimiz değil elbette... Ama “Bu da mı özgürlük” sorusunu sormamızı da kimse engelleyemez! En azından, şimdilik!”
“Evet, bu da özgürlük!”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder